Monday, April 21, 2008

TUZ






Ankara dudakları tuzlu bir fahişedir
Heybesinde keskin uçlu kaldırım kırıkları
Bazen yurdunu kaybetmiş bir dervişi andırsa da
Gülüşlere benzetilir hıçkırıkları
Elleri ceplerinde
Kaşlarına kar yağmış adamlarca

Ankara dudakları tuzlu bir fahişedir
Elektrik direkleri
Mızrak yağmurlarının artığı acı
En para eden yeri yanaklarıdır
Ki kışın kapkara soğuk mu soğuk
Yazın alımsız ama gürbüz
Ve pazarları suskundur gözleri
Cumaları ise huzura dair bir masal anlatırlar

Ankara dudakları tuzlu bir fahişedir
Düşleri öykülerinin en titrek cümleleri
Sırtını dayadığı kimsesiz kale
Paslı bir iğne olup batmıştır yüreğine
Avuçları toprak aruzlar bu halde bile
Alnından akan turuncu sirke
Bir çift dudak özeniyle sular
Kabukları gümüşten darağacı tohumlarını

Ankara dudakları tuzlu bir fahişedir
Kedilerdir gariban azametinin kursağına ekmek dizen
Kediler ki hamile sevecen tedirgin ve pespaye
Bir şairi vardır alt tarafı
Bir de yosun tutmuş patikaları
Bazen tebessümleri de görülmüştür
Mavi gökte kaybolan balon demetleri
Simit olup yağarken susam ağacı gölgelerine

Ankara dudakları tuzlu bir fahişedir
Yalan söylemiyorum gerçekten
İstanbul ne zaman elini uzatsa saçlarıma
Onun dudaklarının nemine sığınırım ben
Ceplerimde ne varsa göbeğine saçarım
Gülümser
Bir delinin ayyaşlığı kenetler canımızı
Cami avlularında çocukça sevişiriz
Korkmayız bile
Heyecanımıza sıçrayan bekçi düdüklerinden



Ankara dudakları tuzlu bir fahişedir
Allahım
Ne olur hiç şeker yağmasın ellerine
O elleri ki birer minik bozkırdır
O dudaklar ki susuzluğuyla makbul
Bir tek benim mürekkebim sinmeli yüreğine
Allahım
Ne olur hiç şeker yağdırma ellerine

Ankara dudakları tuzlu bir fahişedir
Kayalar gibi asil
Yuvalar gibi sıcak
Gerçekten
Siz onu kırıtkan bir bürokrat sanırsınız
O dudaklarında tuzdan yaralar bir kraliçedir
Gerçekten.
......



sokakfilozofu1@hotmail.com

1 comment:

usta said...

kardeş habersiz resmini çaldım...sende benden çalıp takas yapabilirsin...!
http://sokaklarda.blogcu.com/
selamlar...